Çalışmaya göre, Coimbra Üniversitesi (UC) Lusa haber ajansına gönderilen bir açıklamada, “bu toplantı beynin nesneleri ele almak için 'komuta merkezinin bulunduğu sol kulağa yakın bir bölgesinde gerçekleşiyor” dedi.
Bu verilerin “robotik, beyin-makine arayüzleri ve beyin yaralanmalarının neden olduğu eylem eksiklikleri için önemli etkileri” olabileceğini vurguladı.
Çalışma, “tıpkı bir dilin kelimelerinin alfabenin harflerinin yeniden birleştirilmesinden oluşabildiği gibi, insan el eylemlerinin tüm repertuarının da az sayıda temel unsurdan oluşturulabileceğini” gösterdi.
Araştırmacılar, “sol alt parietal lobda bulunan ve nesneye yönelik eylemleri planlamadaki rolüyle zaten bilinen supramarjinal girus (SMG) adı verilen bir beyin bölgesinin, parmakların, ellerin, bileklerin ve kolların sınırlı bir dizi koordineli hareket kalıbının yeniden birleşmesinden karmaşık eylemlerin temsillerini oluşturduğunu göstermek için fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme verilerinin hesaplamalı modellemesini kullandılar.”
Bu hareket kalıplarına araştırmacılar tarafından kinematik sinerjiler denir.
“Makas kullanırken el duruşu, makas ve pense çok farklı işlevlere sahip olsa da, pense kullanma duruşuna benzer. Tersine, makas ve makas bıçağı aynı amaç için kullanılabilse de, bu nesnelerin her birini tutma şekli oldukça farklıdır,” diye örneklendi UC.
Bu şekilde araştırmacılar, “SMG'deki aktivitenin benzer el duruşlarını içeren nesneler için çok benzer temsiller sunduğunu” anlayabildiler.
“Nesneleri kavramak için ellerimizi kullandığımızda, eylemi temel parçalarından inşa etmeyi düşünmemize gerek yok, tıpkı anadili bir konuşmacının kullanmak istedikleri kelimeleri nasıl telaffuz edeceğini düşünmesine gerek olmadığı gibi. Supramarjinal girusun aracılık ettiği süreçler her zaman arka planda, bilinçli dikkatimizin odağının dışında otomatik olarak çalışır.”
Carnegie Mellon Üniversitesi ve Coimbra Üniversitesi 'nde doktora sonrası araştırmacı olarak bu araştırmayı yöneten çalışmanın baş yazarı Leyla Caglar, dilden sorumlu beyin bölgelerinin kelimeleri oluşturmak için sesleri veya fonemleri birleştirmesi gibi, beynin de nesnelere yönelik karmaşık eylemler oluşturmak için kinematik sinerjileri birleştirdiğini belirtti.
Leyla Çağlar'a göre, bu kapalı temel unsurlar kümesinden beyin, insan eliyle gerçekleştirilebilecek tüm eylem repertuarını oluşturur.
Şu anda Mount Sinai Tıp Merkezi'nde (Amerika Birleşik Devletleri) bulunan araştırmacı, “Bu sonuçlar, supramarjinal girusun temel eylem unsurlarını daha karmaşık ve işlevsel dizilerde birleştiren bir montaj merkezi olarak işlev gördüğü fikrini destekliyor” diye vurguladı.
Çalışmanın Coimbra Üniversitesi'ndeki ortak yazarı ve sinirbilimci Jorge Almeida, bu sinerjilerin “doğrudan sinirsel aktiviteden” haritalanırsa, “kullanıcıların protezleri daha doğallık, hassasiyet ve esneklik ile kontrol etmelerini sağlayan daha verimli beyin-makine arayüzleri oluşturmanın mümkün olacağını” belirtti.
Jorge Almeida, “Bu aynı zamanda bizi insanlarla karşılaştırılabilir çeviklik, verimlilik ve zeka ile hareket edebilen yapay sistemler yaratmaya daha da yaklaştırıyor” diye vurguladı.
Bu çalışmada yapılan keşif, hastaların nesneleri tanımalarına rağmen doğru kullanma yeteneklerini kaybettiği nörolojik bir durum olan apraksi gibi bozukluklara da yeni bakış açıları açmaktadır.








